moncler prix
   

         
 
<< Geri Yazdır

Dissosiyatif Yaşantılar ve EEG Bulgularının İlişkisi

Ali Savaş ÇİLLİ*,  Zehra AKPINAR**


  * Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı,

** Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, KONYA

ÖZET

Amaç: Organik beyin bozukluklarında dissosiyatif belirtilerin bulunabildiği gözlemleri giderek artmaktadır. Bu çalışmada dissosiyatif yaşantılar ile elektroensefalografi (EEG) bulgularının ilişkisi araştırılmıştır.

Yöntem: EEG laboratuvarına, epilepsi tanısı ile takip ve tedavi edilen veya epileptik nöbet geçirip geçirmediğini araştırmak amacıyla genel nöroloji ve epilepsi polikliniğinden gönderilen 100 olgu çalışmaya alındı. Bunların 6'sı dışında diğerlerinin psikiyatrik muayeneleri normaldi. Olguların EEG sonuçları, lateralizasyon, lokalizasyon özellikleri kaydedildi. EEG'lerinde kesin epileptik anormallikler olanların, epilepsi tanısı ile takip edilip edilmedikleri araştırıldı. EEG'lerinde minimal epileptik deşarjlar olan olgulara yeniden nörolojik muayene yapıldı ve nöbet geçirip geçirmedikleri sorgulandı. Dissosiyatif belirtilerin şiddetini ölçmek için dissosiyatif yaşantılar ölçeği (DES) uygulandı. Yedi olgudan elde edilen eksik veriler çalışma dışı bırakılarak 53 (%57)'ü kadın ve 40 (%43)'ı erkek toplam 93 hastanın verileri değerlendirildi.

Bulgular: Olguların 62  (%66.7)'sinin EEG'si normal sınırlarda idi, 15'i kesin epilepsi tanısı için yeterli olmayan minimal epileptiform deşarjlar gösterdi (%16.1), 16 (%17.2)'sında ise kesin epileptik deşarjlar bulundu. Hastaların tümünün DES ortalaması 21.99  ± 19.85 bulundu. Cinsiyetle DES puanı arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (kadın= 21.21 ± 18.47; erkek= 23.05 ± 21.74, t= 0.436, p= 0.664). EEG'sinde minimal epileptik deşarjları olan, anamnez, klinik ve EEG bulguları ile kesin epilepsi tanısı konamayan hastaların DES puan ortalamasının, epileptik nöbetleri olan ve bununla uyumlu EEG bulgusu olan hastalar ve EEG'leri normal olan olgulardan daha yüksek olduğu, ancak istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığı bulundu (f= 1.09, p= 0.338). Olguların lateralizasyon (f= 0.12, p= 0.946) ve lokalizasyonlarına (f= 0.65, p= 0.528) göre DES puanlarının anlamlı farklılık göstermediği bulundu.

Yorum: Çalışmamızda EEG ile DES puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. DES dissosiyatif belirtilerin şiddetinin araştırılmasında önemli faydalar sağlarken, çalışmamız bulgularına göre EEG anormallikleri ile bir ilişki göstermemektedir. Ancak DES sonuçlarının ayrıntılı değerlendirilmesi ile DES'in depersonalizasyon-derealizasyon, çocukluk travması ve bazı nörolojik bozukluklarla ilişkisi hakkında farklı sonuçlar elde edilmesi bu konudaki araştırmaların devam etmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler: Dissosiyatif, EEG, dissosiyatif yaşantılar ölçeği (DES)

SUMMARY

The Relation of Dissociative Experiences and EEG Findings

Objective: There is gradually increasing observations that dissociative symptoms can be frequently found at or superimposed on organic brain disorders, especially epilepsy. The relation of dissociative experiences and EEG findings was examined in this study.

Method: One hundred patients who are already epileptic or sent to neurology clinic for differential diagnosis from general neurology and epilepsy policlinics for EEG examination were included in this study. Except six, patients psychiatric examinations were normal. EEG results, lateralization and localizations of patients were recorded. Patients having certain epileptic EEG abnormalities were examined for having epilepsy diagnosis. Patients having minimal epileptic EEG abnormalities reexamined for having seizure. Dissociative experiences scale (DES) was utilized to asses the severity of dissociative symptoms. Seven patients were dropped out because of incomplete data and 93 patient's (F: n= 53, 57%; M: n= 40, 43%) data were analyzed.

Results: Sixty two of patient's (66.7%) EEG records were normal whereas 15 patients (16.1%) had nonspecific mild epileptic abnormalities and 16 patients (17.2%) had certain epileptic EEG abnormalities. The mean DES scores of all patients was 21.99  ± 19.85. No significant relation was found between sex and DES scores (female= 21.21 ± 18.47; male= 23.05 ± 21.74, t= 0.436, p= 0.664). The mean DES scores of the patients having nonspecific mild epileptic abnormalities but not having epilepsy diagnosis according to history, clinic findings and EEG were higher than the patients having epileptic seizures and appropriate EEG findings and normal patients, but this difference was not statistically significant (f= 1.09, p= 0.338). There was no significant differences on DES score according to lateralization (f= 0.12, p= 0.946) and localization (f= 0.65, p= 0.528) of nonspecific mild epileptic abnormalities and epileptic patients EEG.

Conclusion: In this study we found no significant relation between EEG and DES scores. DES is a useful tool to examine the severity of dissociative symptoms but it has no significant relation with EEG findings according to our findings. Some findings about DES has different dimensions like depersonalization-derealization, childhood trauma and neurological disabilities obtained by detailed factor analyzed assessments of DES put forward that the examinations about dissociative experiences and epilepsy should continue.

Key Words: Dissociative, EEG, dissociative experientients scale (DES)

[ Tam metin ][ PDF ]
<< Geri Yazdır
 


  Designed and developed by


Bu site hekimleri sağlık alanında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır.
Sitede yer alan bilgiler tanı ve tedavi amaçlı kullanıldığında sorumluluk tamamen kullanıcıya aittir.
Tüm hakları'ne aittir